Gergin Erkekler Erken Boşalıyor
Erken boşalan ve bu nedenle de zamanla cinsellikten soğuyarak sertleşme sorunları da yaşamaya başlayan erkeklerin sayısının gün geçtikçe arttığıan diakkat çeken CİSED bu konuyla ilişkili yeni araştrımayı yayınladı…
Erken boşalan ve bu nedenle de zamanla cinsellikten soğuyarak sertleşme sorunları da yaşamaya başlayan erkeklerin sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği erken boşalmanın en önemli nedenlerinden birinin anksiyete olduğu konusunda yaptıkları yeni araştırmalarını bir basın açıklamasıyla Türk kamuoyuna duyurdu.
Erken boşalma nedir?
Türk erkeklerinin %70’nin erken boşaldığını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; “İnatçı ve tekrarlayıcı bir biçimde, çok az cinsel uyarılma ile cinsel birleşme öncesinde ya da birleşmeden hemen sonra, kişinin veya partnerinin arzu ettiği süreden daha önce oluşan boşalmaya erken boşalma denir” dedi.
Anksiyete nedir?
Anksiyetenin insanlar tarafından hissedilen endişe, kaygı, bunaltı, korku, gerilim veya sıkıntı hali olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; şunları söyledi:
“Anksiyete insanın dış ortama uyum çabasında koruyucu ve gerekli bir tepkidir. Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında başta erken boşalma ve sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli sıkıntılara yol açabilir. Anksiyete durumunda terleme, titreme, çarpıntı, kan basıncının artması, ana kas gruplarına ani kan akışının hücum etmesi nedeniyle kaslarda gerginlik, bağışıklık ve sindirim sistemi fonksiyonlarının yavaşlaması gibi bedensel belirtiler görülebilir.
Bunlara ek olarak mide bulantısı, el ve ayaklarda soğukluk, titreme, üşüme hissedilebilir. Duygusal açıdan ise erken boşalacağını veya başına kötü bir şey geleceğini düşünme, partnere rezil olmaktan veya komik duruma düşmekten korkma ve panik hislerine neden olabilir. Yani kişi her şeyi olabilecek en olumsuz yönüyle ele alır, moral seviyesi an alt düzeydedir.”
Gergin erkekler erken boşalıyor
Erken boşalmanın en muhtemel nedenlerinden birinin anksiyete olduğunu söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; şöyle dedi:
“CİSED olarak yaptığımız araştırmalara göre anksiyete seviyesi yüksek olan erkeklerde; hem cinsel ilişki sırasında hem de mastürbasyon sırasında boşalma hızlı olmaktadır. Yani gergin erkekler erken boşalıyor. Çünkü yüksek anksiyete düzeylerinde başaramama korkusu ve cinsel yetersizlik hakkındaki kaygılar, erkeği uyarılma seviyelerini denetlemekten veya boşalmadan önce gelen yoğun duyuları tanımaktan uzaklaştırır, bu da erken boşalma gelişmesine neden olabilir.
Ayrıca yaptığımız çalışmalar erken boşalan erkeklerdeki mevcut anksiyetenin, erken boşalmanın nedeni olduğu kadar muhtemel bir sonucu olduğunu da bize göstermiştir. Bu nedenle erken boşalma tedavisinde anksiyete giderici ilaçları başarıyla kullanılmaktayız ve başarılı sonuçlar almaktayız. Bunun yanı sıra gevşeme ve nefes egzersizlerini de anksiyeteyi gidermek için önermekteyiz. Derin nefes alıp vermek endorfin salgılanmasına neden olduğu için hastaları rahatlatır. Masaj, aromaterapi, hipnoz, EFT (iğnesiz akupunktur, duygusal özgürlük tekniği) telkin gibi yöntemlerinde işe yaradığı bilinmektedir.”
Gençlik İksiri Maydonoz
Gençlik iksiri olarak maydanoz kürü kullanılabilir.Maydanoz kürü hazırlanması;
Kökleri hariç, saplarıyla birlikte 15-20 tane taze maydanozu havanda iyice ezin, üzerine yarım limon sıkın,
İyice karıştırdıktan sonra sabah kahvaltısından yarım saat önce aç karnına tüketin, üzerine bir bardak su için.
On beş gün ara vermeden her sabah bu maydanoz kürünü uygulayın.
Sonra bir hafta ara verin. Bir hafta aradan sonra tekrar on beş gün aynı şekilde kürü uygulayın. Dört-beş ay sonra duruma göre bu kürü aynı şekilde tekrar edebilirsiniz. Gençlik iksiri için herkes bu maydanoz kürünü uygulayabilir.
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar (CYBE), başlıca bulaşma yolu, cinsel salgılar nedeniyle korunmasız cinsel ilişki olan HIV ve Hepatit-B virüsü de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri, virüs, mantar ve parazitin ortaya çıkardığı hastalıkları kapsar.

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar (CYBE), başlıca bulaşma yolu, cinsel salgılar nedeniyle korunmasız cinsel ilişki olan HIV ve Hepatit-B virüsü de dahil olmak üzere çok sayıda bakteri, virüs, mantar ve parazitin ortaya çıkardığı hastalıkları kapsar.
Sık görülmelerinin yanında, erken tanı ve tedavi uygulanmadığı takdirde bu hastalıkların neden olduğu ek bazı sağlık sorunları ile de karşılaşılır. Bu hastalıklar, cinsel eşlerden sadece birinin sağlık sorunu değildir. Korunmasız cinsel ilişki (prezervatif kullanmama) hastalığın sağlam eşe de bulaşmasına neden olur.
Bunun yanında, tedavisi yapılmamış cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan hamile kadınların, doğum öncesi veya hemen doğum sonrası dönemde, bebekleri de risk altındadır. Kadın veya erkekte kısırlık, düşük, yenidoğan bebeklerde görülen bazı enfeksiyonlar, dış gebelik, genital organ kanserleri ve ölüm cinsel yolla bulaşan hastalıkların neden olduğu sağlık sorunlarındandır.
Hangi hastalıklar cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir?
Bugün için 40’dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları: HIV enfeksiyonu (AIDS ) Hepatit B Bel soğukluğu (Gonore) Frengi Klamidyoz Kandidiyazis Trikomoniyazis Yumuşak şankır Granuloma inguinale Genital herpes Lenfogranuloma venerium
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda belirtiler ne zaman ortaya çıkar?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bazen belirti yoktur ya da kişiyi rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar.
Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa farklıdır. Hastalık etkeni bulunduran biriyle girilen cinsel ilişki sonucu bulaşan mikroplar ya da virüsler cinsel organlarda akıntı, şişlik, ağrılı/ağrısız yaralar gibi belirtilere neden olabilirlerse de bazen, bulaştıktan sonra hiç bir belirti vermeyebilirler. Bu nedenle sağlıklı görünen biriyle girilen cinsel ilişkiden hastalık kapmak ya da kendi hastalığını bilmeden başkalarına bulaştırmak çok kolaydır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon etkenleri ilişki sırasında salgı alışverişi dışında, herhangi bir nedenle etken bulunduran kan nakli, hasta biri tarafından kullanılmış iğne ile enjeksiyon, anneden bebeğine kan yoluyla ya da doğum sırasında hatta kısmen emzirme ile geçebilir. Yiyecekler ve kaplardan ya da aynı ortamda yaşamakla bu tür hastalıklar bulaşmazlar.
Cinsel ilişki sırasında erkeklerden kadınlara hastalık bulaşması cinsel organların yapısı nedeniyle daha kolaydır. Birlikte yaşayanların başkalarıyla cinsel ilişkide bulunmamaları kendilerini ve eşlerini bu tür hastalıklardan korur. Ancak bireyler daha önceki cinsel ilişkilerinden edindikleri bulaşmaları yeni eşlerine taşıyabilirler. Herkes, özellikle de çok eşli olanlar için karşılıklı olarak korunma yolu, her cinsel ilişkide erkeğin ya da kadının kondom kullanmasıdır. Alışılmışın dışında bir durum olduğunda hekime başvurulmalıdır.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlarda Her İki Cinste de Görülebilen Ortak Belirtiler
Ağrılı idrar yapma, idrar yaparken güçlük, sık idrara çıkma
Cinsel organlarda ağrılı/ağrısız açık yaralar ya da kabarıklar. Cinsel organlarda siğil ve uçuklar
Kol ve bacaklarda kaşıntısız kızarıklıklar, döküntüler. Cinsel organda karıncalanma hissi ya da kaşıntı
Baş ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma. Ateş, üşüme
Ağızda yaralar. Kasıklarda şiş ve ağrılı bezeler. Deri altında şişlikler
Erkeklerdeki Belirtiler
Penisten akıntı (yeşil, sarı renkli) gelmesi.
Kadınlardaki Belirtiler
Düzensiz adet kanaması.
Kasık ve/veya bel ağrısı.
Her zamankinden farklı nitelikte vajinal akıntı (beyaz, grimsi, yeşil, sarı, köpüklü, iltihaplı, kokulu)
Ağrılı ya da güç cinsel ilişki.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar ve HIV/AIDS Aşağıda Belirtilen Yollarla Bulaşmaz:
Havadan bulaşmaz.
Birlikte yaşama, çalışma, mutfak malzemeleri, telefon, kağıt-kalem gibi eşyaların paylaşımıyla bulaşmaz. Hamam böceği, kene, tahta kurusu, sivrisinek, karasinek gibi hayvanların ısırması ile CYBE ve HIV bulaşmaz. Aksırık, öksürük, tükürük ve balgamla bulaşmaz.
Aynı taşıt aracını kullanma ya da evcil hayvanların bakımıyla bulaşmaz.
Kan vermeyle bulaşmaz.
Yüzme havuzu, banyo küveti, hamam ve duştan bulaşmaz.
Çeşmeler, su içilen musluklar ya da dolaplardan bulaşmaz.
Kucaklama ya da kısa süreli okşama ile bulaşmaz.
TEDAVİ
Tedavi edilebilen gonore, klamidya, frengi, trikomonas gibi CYBE’de antibiyotikler kullanılmaktadır. İlaçları doktorun gerekli gördüğü durumlarda, önerdiği süre ve dozda eşle birlikte kullanmak gerekir. Aksi halde yararı değil zararı vardır. Tedavi edilemeyen yani çaresi olmayan CYBE’nin bazı belirtilerini azaltmak ya da yok etmek mümkündür. Fakat bu, hastalığı tamamen ortadan kaldırmak demek değildir.CYBE’yi tedavi etmenin en iyi yolu, bir klinikte erken teşhis ve tedavidir. Özel laboratuvar testleriyle tanı konulmalı, yayılmayı önlemek için olabildiğince çabuk tedavi edilmelidir. Yeni bir CYBE ya da hastalığın tekrarlanmasını önlemek için, hastanın cinsel eşi(leri) de izlenmeli ve tedavi edilmelidir.
Sizde herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalık olduğundan kuşkulanıyor musunuz?
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanısı hekim tarafından konabilir. Yukarıdaki belirtiler cinsel yolla bulaşan hastalıklara işaret edebilir. Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayınız! Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz. Cinsel eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız.
UNUTMAYINIZ !!
Cinsel ilişkide kondom kullanınız. Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız. Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız. Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz. Başkalarının kullandığı şırınga ve iğneyi kullanmayınız. Bir defa kullanılıp atılan şırınga ve iğne kullanılmasını isteyiniz.
İkdidarsızlık
Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir.
İktidarsızlık nedir?
Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir. İktidarsızlık kelimesinin aşağılayıcı bir anlam taşımasından dolayı biz cinsel işlev bozukluğu veya sertleşme sorunu gibi ifadeleri tercih ediyoruz.Yani tek bir kez cinsel ilişkide başarısız olan insanın hemen doktora başvurması gerekmiyor. Ancak bu durum tekrarlar, uzunca bir süre devam eder ve bir mutsuzluk sebebi haline gelirse sertleşme sorunu ile doktora başvurmalıdır.
İktidarsızlık sorunu olan kişi hangi doktora başvurmalı?
`Cinsel Fonksiyon Bozuklukları`yla ilgili sorunlar tek bir doktor tarafından değil, 4-5 değişik branştaki uzmanın bir arada çalıştığı gruplar tarafından değerlendirilmelidir. Bunlar başta Üroloji-Androloji uzmanı olmak üzere psikiyatrist, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, ve endokrinolog yani hormonlarla ilgilenen doktorlardır. Bunun nedeni sertleşme sorununun son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür bir sorunu olan kişi öncelikle bir Üroloji-Androloji uzmanına başvurarak sorununu tüm açıklığı ile anlatmalıdır. Derdini söylemeyen derman bulamaz, sertleşme sorunu olup da doktora gitmekten çekinenler, bu konuda deneyimli olmayan ve uygun branşta olmayan hekimlere başvuranlar veya doktora başvurduğunda asıl derdini söylemekten çekinerek başka şikayetlerden bahsedenler bu sorunla uzun süre yaşamak zorunda kalıyorlar. Sertleşme sorunu ile bize gelmesine rağmen çeşitli ağrılardan, idrar yapma sorunlarından bahsedip esas sorununu anlatmakta sıkıntı çekenlere çok rastlıyoruz
10-15 yıl öncesine dek iktidarsızlığın tamamına yakınının psikolojik olduğu kabul ediliyordu, daha sonra penisin sertleşme fonksiyonunun açıklığa kavuşması ile önemli bir oranın da fiziksel nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. İktidarsızlık nedenlerini 3 ana bölümde gruplandırabiliriz;
a- Organik yani fiziksel nedenler,
b- Psikolojik nedenler,
c- Organik ve psikolojik faktörlerin birlikte olduğu durumlar.
Esasında iktidarsızlık durumu fiziksel nedenler ile hafif belirtiler gösterse de, özellikle erkeklik gururunun büyük önem taşıdığı ülkemiz kültürünün etkisi ile kişilerde oluşan mahcubiyet, güven kaybı, strese girme gibi ruhsal sıkıntılar ile ortaya çıkan psikolojik faktör çoğu zaman fiziksel faktörün üstüne eklenerek hatta daha ön plana çıkarak cinsel fonksiyon bozukluğu tablosunu belirginleştiriyor. İktidarsızlığın nedenini anlamak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Hormonların da etkisi ile artan libido, yani cinsel arzu sonucu görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır ve bu uyarı sinir sistemiyle penise ulaştığında penisin içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç kan damarlarını gevşetmektir. Damarları gevşetmede rol oynayan nitrik oksit dediğimiz bir maddedir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin içindeki sertleşen bir çift esnek kılıfın içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya kaçar ve sertleşme sorunu meydana gelir.
Yani isteği ortaya çıkartan hormonlardaki azalma, beyinden uyarıyı ileten sinirlerdeki sorunlar, kan dolmasını sağlayan damarlardaki yetersizlik ve sertleşmeyi sağlayan kılıfların içindeki yapısal sorunlar iktidarsızlığın fiziki sebeplerini tek başlarına veya ortaklaşa oluşturabilirler.
Damar sertliği tansiyon yüksekliğine neden olur, damar cidarlarının yapısı bozulur ve bu nedenle da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.
Kaza geçirdi iktidarsız oldu diyorlar bu olabilir mi?
Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda bir kesilme olabilir ve bu durum penise kan gitmesini engelleyerek iktidarsızlığa neden olur.
Şeker hastalığı iktidarsızlığa neden olur mu?
Şeker hastalarında hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı özellikle tedavi edilmediği taktirde sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığında ortaya çıkabilen ciddi damarsal sorunlar da penise giden kan miktarını azaltarak sertleşme bozukluğu yapar.
Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir?
Alzheimer, Multiple Skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlık nedeni olabilir.
Alkolün ne gibi bir etkisi var?
Sürekli ve yüksek miktarda kullanılan alkolün sinir ve damar sistemi üzerine olumsuz etkileri vardır.Devamlı alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiye etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. Yani az miktarda kullanıldığında stresi azaltarak cinsel aktiviteye olumlu katkı gösterebilen alkol daha yüksek miktarlarda ve sık kullanıldığında bir iktidarsızlık nedeni olabilir.
By-pass ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor bu durum neden kaynaklanıyor
By-pass sonrası aort çevresindeki dokulardaki hasar nedeni ile sertleşme için gerekli sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan bazı ilaçların da önemi etkisi olabiliyor.
İlk aşamada hastadan durumu ile ilgili detaylı bilgi alınır. Bu sırada doktor ile hasta arasında bir güven ortamı oluşması için hastanın tüm dertlerini, sıkıntılarını ve endişelerini rahat ve huzurlu bir ortamda uzun uzun anlatmasına imkan sağlanmalıdır. Derdini rahatça anlatan ve dinlendiğini, anlaşıldığını hisseden bir hasta hem kısmen de olsa huzur bulacak hem de doktorun yaptıracağı tahlillere ve uygulayacağı tedaviye çok daha fazla istek ile uyum gösterecektir. İktidarsızlık gibi, psikolojik faktörlerin bir aşamada muhakkak işin içine girdiği bir konuda başarılı tedavinin ilk adımları çoğunlukla bu ilk görüşmede atılır. Üroloji-Androloji uzmanı kişinin geçirdiği hastalıklar, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon sorunu, şeker gibi birçok soru sorar, hastanın bu sırada psikolojik yapısı da değerlendirilir. Özel merkezlerde bu konuda uzman Psikolog da devreye girer.
Hangi testler yapılıyor?
Rutin olarak damarsal, nörolojik, metabolik ve hormonal, tetkikler uygulanabilir. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi? sorularına yanıt aranır. Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı incelenir.
Hastanın anlatımından sorunun aniden ve kısa zaman önce ortaya çıktığı, karmaşık bir sorun olmadığı kanısı uyanırsa bu konuda uzman olan doktor kişisel kanaatini kullanarak oldukça pahalı, yorucu ve zaman alacak olan bazı detaylı tetkiklere girmeden minimal tetkik uygulayarak tedavi aşamasına direk olarak geçip özellikle psikolojik etkilerle belirginleşmiş sertleşme sorunlarını hızla halledebilir. Fakat gerekli ve özellikle karmaşık olduğu anlaşılan durumlarda bazı özel tetkiklere gerek vardır.
Radyolojik inceleme:
Dopplerin devamı şeklinde yapılır, dopplerde göremediğimiz damarları radyoljik araştırmada görebiliriz `Erkekte ereksiyonun oluşması için ne kadar akıma gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz? sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları var. Onu ölçüyoruz. Bu da psikolojik yapıdan etkilenebilen ve sadece gerektiğinde uygulanan bir yöntemdir.
Hormon testinde ne ölçülüyor?
Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testesteronun yeterliliği, ve cinsel fonksiyonu düzenleyen diğer hormonlar kan tahlili ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de izlenebilir, sakallar seyrek ve az olur, ses incedir vs. Tabii hormonal ve hiçbir erkeklik sorunu olmayan bazı kişilerde de genetik nedenler ile kıllanma ve diğer fiziki özellikler farklılık gösterebilir.
Hastanın tetkiklere ayıracağı bir veya iki gün yeterlidir ama psikolojik faktörler de devrede ise tanı ve tedavi bazen bir ay kadar olabilen bir süreçte gerçekleşir.
Tüm bu testlerin maliyeti ne kadar?
Tüm testler çoğu kişide gerekli değil. Ben sadece bariz organik sorunu olanlarda bütün testleri uyguluyorum ve bunlar çoğunlukla tedavi için ameliyat gerektirecek hastalar oluyor. Günümüzdeki etkin tedavi alternatifleri ile birçok hastamın sorununu fazla tetkik yaptırmadan daha direk yolla çözümlemeyi tercih ediyorum. Karşıma gelen birçok hastada gereksiz birçok tetkikin defalarca ve çoğunlukla ehil olmayan ellerde standart dışı yapıldığını görmek üzücü. Bu kişiler sonuçta gereksiz olduğundan başarı da sağlanamayan ameliyatlar ve tedaviler sonrası umutsuzluğa kapılıyorlar.Bu konuda tetkik ve tedavi standartlarını belirlemek, uzman ekipler oluşturmak, eğitim vermek, kılavuz formatlar oluşturmak, halkı bilgilendirmek üniversite kliniklerinin ve bu konuda faaliyet gösteren bilimsel derneklerin sorumluluğundadır.
Sertleşme sorununa yol açan psikolojik ve fiziksel sorunların farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi aşamasına gelince bu konuyu da hasta ile detaylı olarak konuşmak gereklidir.
Kişinin sorununun ciddiyeti, onun ve hatta partnerinin bu soruna olan yaklaşımı, kişinin sağlık durumu, yaşı, cinsel yaşamdan olan beklentileri ve maddi durumu değerlendirilerek o kişiye özel bir tedavi planı yapılmalıdır. Hastanın mutlu olacağı yöntemi belirlemek tedavinin başarısı için hayati önem taşır. Örneğin 65 yaşında olan ve amacı 60 yaşındaki eşi ile haftada bir defa beraber olmayı amaçlayan şeker hastası bir kişi gerekli bilgiler ile donatıldığında çoğu zaman bir protez ameliyatı yerine daha basit çözümlere yönelebilir. Tabii ki daha genç ve aktif bir cinsel yaşam beklentisi olanlar ise daha radikal önlemleri tercih edeceklerdir.
Tedavi aşamasında da tanı aşamasında da son yıllarda geliştirilen bazı ilaçlar büyük fayda sağlamaktadır.
Çok az sayıda tetkik sonucu tam uygun adaylar seçilerek kullanılan uygun dozda ilaç tedavisi ile sınırdaki vakalar, özellikle psikolojik faktör eklenmesi ile belirginleşen iktidarsızlık sorununda sağlanacak düzelme hastanın kendine ve doktoruna güvenini kazanmasını sağlayarak tedavinin ileri aşamalarını kolaylaştırır. Psikolojik faktörün doktora sağlanan güven veya psikolojik destek ile ortadan kalkması kısır döngünün kırılmasını, sorunun tam olarak tanımlanmasını ve tedavi yöntemlerinin olumlu netice vermesi sonucunu doğurur. Bazen durum raydan çıkan oyuncak bir trenin raya geri yerleştirilmesi kadar basittir; psikolojik destek ve geçici bir ilaç tedavisi ile sorun ortadan kalkar, başarılı performansı ile mutlu olan hasta çoğu zaman teşekkür için bile aramaz, adeta o sorunlu dönem hiç yaşanmamıştır. Bazı durumlarda ise sorun ciddi sağlık sorunları olan hastada belirgin organik nedenler sonucu oluşmuştur, birçok detaylı tetkik yapılır, hastaya tedavi alternatifleri hakkında geniş bilgi verilir. Fakat çoğu zaman hastalar doktorlarının rehberliğinde tedavi alternatiflerini deneyerek kendilerine en uygun olanı saptamayı tercih ederler. Burada dikkat edilecek nokta en kolay ve en ekonomik tercihten başlayarak basamak basamak ilerlemek ve fazla da zaman kaybetmeden neticeye ulaşmaktır.
Birinci öncelik hastaya sorununun bir şekilde mutlaka aşılacağı güvenini vermektir. Bu güven duygusu ve kısa süreli düşük doz ilaç tedavisi ile iktidarsızlık sorunu ile gelen hastaların büyük bir çoğunluğunun sorunu çözümlenebilir.
Belirgin damar, sinir hastalıkları gibi fiziksel sorunlar yaşayanlarda da günümüzde gelişen ilaç tedavilerinden faydalanmak mümkün olabilmektedir. Tüm dünyada Viagra ile başlayan yeni bir ilaç grubu giderek gelişmekte olup daha hızlı etki, daha uzun etki ve daha az yan etki gibi özellikler içeren yeni türevler hızla geliştirilerek tedavide yerlerini almaya başlamışlardır. Bu değişik ilaçlar ile her hastaya kendi ihtiyacı olan ilacı mümkün olan en düşük dozda uygulayarak cinsel ilişkide bulunması sağlanabilmektedir. Kısa süreli etkisi olan ilaçlar, etkisi bir iki güne kadar uzayan ilaçlar, ilişkiden hemen önce tok karnına alınabilen ilaçlar arasında hastanın durumuna en uygun olan ilaç tercih edilerek ve azdan çoğa doğru doz ayarlanarak başarılı tedavi yapılabilmektedir. Yalnız bu ilaç gurubu nitrit-nitrat içeren ve damar genişletme amacı ile bazı kalp hastalarının kullandığı ilaçlar ile birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu taktirde aşırı tansiyon düşmesi ile baygınlık ve hatta hayati tehlikeye dek uzanan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Bu ilaçları kullananlar mutlaka kalp doktorları ile görüşerek mümkün ise bu ilaç gurubu dışında ilaçlara yönelmeli ve aradan 10 gün kadar bir süre geçtikten sonra Üroloji-Androloji uzmanları tarafından uygun görülen iktidarsızlık ilacını kullanmalıdırlar. Zaten birçok sahtesi işportacı tezgahlarına doluşmuş olan Viagra ve benzeri ilaçların gerçekleri dahi bilinçli kullanılmadıklarında faydasız hatta tehlikeli olabilirler.
Peniste sertleşme organ içinde bulunan ve kökleri penisin arkasından kemiğe kadar uzanan bir çift esnek kılıfın kan ile dolması sonucu oluşur. Pompa cihazı esasında vakum yani emme prensibi ile çalışır: penisin içine yerleştirildiği tüp şeklinde bir cihazın havası basit bir pompa yardımı ile dışarıya alınır. Bu durumda penis negatif basınçlı ortamda kalacağından burada kan toplanır, daha sonra penis dibine yerleştirilen sıkıca bir lastik halka ile de kanın organ içinde hapis kalması ve organı sertçe tutması sağlanabilir. Bu yöntem ile penis boyunun büyütülebileceği iddiaları da yapılmışsa da kalıcı bir etkisi olmamakta sadece penis dibindeki sıkı lastiğe tahammül edilebildiği sürece sağlanan sertleşme ile cinsel ilişki sağlanabilmektedir. Pompanın kullanımı sırasında bir çok kişi canı acıdığından yöntemi terk etmekte, lastiğin gerisinde kalan kısım gevşek olduğundan menteşe etkisi ile penis kolaylıkla kıvrılabilmekte, kan akımı durduğundan penis oldukça hissiz olmakta ve organ soğumaktadır. Türkiye’de pek tercih edilen bir yöntem olmayıp benim hastalarımdan yaklaşık hiç biri uzun dönemde bu yöntemi tercih etmemiştir.
İdrar yolundan fitil yöntemi nedir?
Bu yöntemde hasta kimyasal bir madde içeren ilacı özel bir cihaz ile idrar yolunun dış ağzından birkaç santim içeri sokarak yaklaşık penisin orta kısımlarında idrar yolunun içine bırakıyor. Hafif bir rahatsızlık hissi dışında fazla bir ağrı vermeyen bu uygulama ile ilaç idrar yolundan emilerek penisin dolaşımına geçiyor ve damarları gevşetme etkisi ile sertleşme sağlıyor. Bu uygulamanın etkisi herkeste yeterli olmayıp her uygulamada da aynı netice alınamayabiliyor. Buna rağmen bunu yeterli görerek bu yöntemi halen tercih eden hastalarım mevcut.
Bu yöntemde ince ve tercihen otomatik tertibatlı, şeker hastalarının insülin için kullandığına benzer bir iğne ile hasta penisine ilacı zerkediyor. Penisin içindeki esnek kılıflardan birinin içine ulaşan bu ilaçla da damarlar genişler, kan akımı artar ve sertleşme yeterli bir süre için sağlanabilir. Bu iğne yapma tekniği el becerisi yeterli olan kişilere kolaylıkla öğretilerek doktora gitme ihtiyacı olmadan kendileri istedikleri zamanlarda bu uygulamayı yapabilirler, genellikle haftada 2 defa uygulama önerilmektedir. Bu yöntemde iğnenin acısı, uygulamayı başarabilme gibi sorunlar, injeksiyonların sıklığı ve zamanla ortaya çıkabilen komplikasyonlar görülmesine rağmen ekonomik ve başarılı olduğundan daha ziyade seyrek ihtiyacı olanlarca tercih edilebilmektedir. Fakat ilk denemelerde ve doz aşımlarında penisin sertliğini saatlerce sürdürmesi ile priapism denilen sorun ortaya çıkabilmekte ve bu durumun bir uzman doktor tarafından müdahale ile kısa zamanda sonlandırılması gerekmektedir, aksi taktirde kalıcı hasar oluşabilir.
Tedavisi nasıl yapılıyor?
Bir süre destek (ilaç) tedavisi ile bekleme süresi koyuyoruz. Hastalığın ilk ortaya çıkışından itibaren yaklaşık 1 sene bekliyoruz. Bu sürede ilerleyici bir özelliği olan hastalık genellikle son halini almış oluyor. Eğer fazla bir kalıcı şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde 10-20`sinde eğrilikte azalma görüyoruz. Yüzde 60`ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma görülüyor. Bu durum sertleşme sorunu ile birlikte de seyredebiliyor. Hem sertleşme sırasında belirginleşen ağrı ve kıvrılma hem de kireçlenmenin penisin esnekliğini ve sertleşme özelliğini bozması sonucu sertleşme bozukluğu ortaya çıkıyor, ve kişi cinsel ilişkiye giremez hale geliyor.Tedavisinde bazı özel yöntemler kullanılıyor. Kamışın damarlarından alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var penis boyunda yaklaşık 1 santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan önce bilmesi çok önemli.
Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir.
İktidarsızlık nedir?
Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir. İktidarsızlık kelimesinin aşağılayıcı bir anlam taşımasından dolayı biz cinsel işlev bozukluğu veya sertleşme sorunu gibi ifadeleri tercih ediyoruz.Yani tek bir kez cinsel ilişkide başarısız olan insanın hemen doktora başvurması gerekmiyor. Ancak bu durum tekrarlar, uzunca bir süre devam eder ve bir mutsuzluk sebebi haline gelirse sertleşme sorunu ile doktora başvurmalıdır.
İktidarsızlık sorunu olan kişi hangi doktora başvurmalı?
`Cinsel Fonksiyon Bozuklukları`yla ilgili sorunlar tek bir doktor tarafından değil, 4-5 değişik branştaki uzmanın bir arada çalıştığı gruplar tarafından değerlendirilmelidir. Bunlar başta Üroloji-Androloji uzmanı olmak üzere psikiyatrist, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, ve endokrinolog yani hormonlarla ilgilenen doktorlardır. Bunun nedeni sertleşme sorununun son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür bir sorunu olan kişi öncelikle bir Üroloji-Androloji uzmanına başvurarak sorununu tüm açıklığı ile anlatmalıdır. Derdini söylemeyen derman bulamaz, sertleşme sorunu olup da doktora gitmekten çekinenler, bu konuda deneyimli olmayan ve uygun branşta olmayan hekimlere başvuranlar veya doktora başvurduğunda asıl derdini söylemekten çekinerek başka şikayetlerden bahsedenler bu sorunla uzun süre yaşamak zorunda kalıyorlar. Sertleşme sorunu ile bize gelmesine rağmen çeşitli ağrılardan, idrar yapma sorunlarından bahsedip esas sorununu anlatmakta sıkıntı çekenlere çok rastlıyoruz
İktidarsızlık neden kaynaklanıyor?
10-15 yıl öncesine dek iktidarsızlığın tamamına yakınının psikolojik olduğu kabul ediliyordu, daha sonra penisin sertleşme fonksiyonunun açıklığa kavuşması ile önemli bir oranın da fiziksel nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. İktidarsızlık nedenlerini 3 ana bölümde gruplandırabiliriz;
a- Organik yani fiziksel nedenler,
b- Psikolojik nedenler,
c- Organik ve psikolojik faktörlerin birlikte olduğu durumlar.
Esasında iktidarsızlık durumu fiziksel nedenler ile hafif belirtiler gösterse de, özellikle erkeklik gururunun büyük önem taşıdığı ülkemiz kültürünün etkisi ile kişilerde oluşan mahcubiyet, güven kaybı, strese girme gibi ruhsal sıkıntılar ile ortaya çıkan psikolojik faktör çoğu zaman fiziksel faktörün üstüne eklenerek hatta daha ön plana çıkarak cinsel fonksiyon bozukluğu tablosunu belirginleştiriyor. İktidarsızlığın nedenini anlamak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Hormonların da etkisi ile artan libido, yani cinsel arzu sonucu görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır ve bu uyarı sinir sistemiyle penise ulaştığında penisin içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç kan damarlarını gevşetmektir. Damarları gevşetmede rol oynayan nitrik oksit dediğimiz bir maddedir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin içindeki sertleşen bir çift esnek kılıfın içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya kaçar ve sertleşme sorunu meydana gelir.
Yani isteği ortaya çıkartan hormonlardaki azalma, beyinden uyarıyı ileten sinirlerdeki sorunlar, kan dolmasını sağlayan damarlardaki yetersizlik ve sertleşmeyi sağlayan kılıfların içindeki yapısal sorunlar iktidarsızlığın fiziki sebeplerini tek başlarına veya ortaklaşa oluşturabilirler.
Damar sertliği de iktidarsızlığa neden olur mu?
Damar sertliği tansiyon yüksekliğine neden olur, damar cidarlarının yapısı bozulur ve bu nedenle da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.
Kaza geçirdi iktidarsız oldu diyorlar bu olabilir mi?
Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda bir kesilme olabilir ve bu durum penise kan gitmesini engelleyerek iktidarsızlığa neden olur.
Şeker hastalığı iktidarsızlığa neden olur mu?
Şeker hastalarında hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı özellikle tedavi edilmediği taktirde sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığında ortaya çıkabilen ciddi damarsal sorunlar da penise giden kan miktarını azaltarak sertleşme bozukluğu yapar.
Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir?
Alzheimer, Multiple Skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlık nedeni olabilir.
Alkolün ne gibi bir etkisi var?
Sürekli ve yüksek miktarda kullanılan alkolün sinir ve damar sistemi üzerine olumsuz etkileri vardır.Devamlı alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiye etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. Yani az miktarda kullanıldığında stresi azaltarak cinsel aktiviteye olumlu katkı gösterebilen alkol daha yüksek miktarlarda ve sık kullanıldığında bir iktidarsızlık nedeni olabilir.
By-pass ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor bu durum neden kaynaklanıyor
By-pass sonrası aort çevresindeki dokulardaki hasar nedeni ile sertleşme için gerekli sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan bazı ilaçların da önemi etkisi olabiliyor.
Sertleşememe sorunu ile size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor?
İlk aşamada hastadan durumu ile ilgili detaylı bilgi alınır. Bu sırada doktor ile hasta arasında bir güven ortamı oluşması için hastanın tüm dertlerini, sıkıntılarını ve endişelerini rahat ve huzurlu bir ortamda uzun uzun anlatmasına imkan sağlanmalıdır. Derdini rahatça anlatan ve dinlendiğini, anlaşıldığını hisseden bir hasta hem kısmen de olsa huzur bulacak hem de doktorun yaptıracağı tahlillere ve uygulayacağı tedaviye çok daha fazla istek ile uyum gösterecektir. İktidarsızlık gibi, psikolojik faktörlerin bir aşamada muhakkak işin içine girdiği bir konuda başarılı tedavinin ilk adımları çoğunlukla bu ilk görüşmede atılır. Üroloji-Androloji uzmanı kişinin geçirdiği hastalıklar, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon sorunu, şeker gibi birçok soru sorar, hastanın bu sırada psikolojik yapısı da değerlendirilir. Özel merkezlerde bu konuda uzman Psikolog da devreye girer.
Hangi testler yapılıyor?
Rutin olarak damarsal, nörolojik, metabolik ve hormonal, tetkikler uygulanabilir. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi? sorularına yanıt aranır. Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı incelenir.
Hastanın anlatımından sorunun aniden ve kısa zaman önce ortaya çıktığı, karmaşık bir sorun olmadığı kanısı uyanırsa bu konuda uzman olan doktor kişisel kanaatini kullanarak oldukça pahalı, yorucu ve zaman alacak olan bazı detaylı tetkiklere girmeden minimal tetkik uygulayarak tedavi aşamasına direk olarak geçip özellikle psikolojik etkilerle belirginleşmiş sertleşme sorunlarını hızla halledebilir. Fakat gerekli ve özellikle karmaşık olduğu anlaşılan durumlarda bazı özel tetkiklere gerek vardır.
Doppler tetkiki: Damarların tıkalı olup olmadığını, penise sertleşme için yeterli kan akımını sağlayıp sağlayamadıklarını görmek için doppler ultrasonografi uygulanabilir. Erkeklerde sertleşmenin oluşmasının 2 aşaması var; kanın penis içindeki bir çift sertleşmeyi sağlayan esnek kılıfa dolması ve kanın –gerektiği sürece bu kılıflar içinde kalarak sertliği koruması. Doppler yarım saatlik bir inceleme ile işte bunu ortaya çıkaran bir tetkiktir. Kişinin doppler çekilmeden önce aç olması gerekmiyor. Tek istenilen rahat ve huzurlu olması. Önce hastanın normal halde damar fonksiyonlarına bakılır, daha sonra bir iğneyle ereksiyon sağlanarak sertleşme halindeki damar fonksiyonlarının nasıl çalıştığını incelenir. Tam ereksiyon oluşuyor mu, ereksiyon ne kadar devam ediyor bunları ölçülür. Çünkü damarlarda kan gelebilir ama kan erken çıkarsa ve ereksiyon tam cinsel birleşme anında biter. Bu tetkik hasta rahatken ve tam sertleşme sağlanmadan yapılır ise yanıltıcı sonuçlar verebilir, gereksiz ameliyatlara yol açabilir ve hiçbir başarı sağlanamaz. Özellikle psikolojik sorunların ön planda olduğu veya sonradan belirgin olarak tabloya eklendiği kişilerde ve anksiyete yani evham seviyesi yüksek kişilerde veya tetkik huzur vermeyen bir ortamda uygulandığında stres nedeni ile sertleşme faktörleri gerçek yaşamdaki gibi harekete geçmeyeceğinden doppler tetkiki yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Radyolojik inceleme:
Dopplerin devamı şeklinde yapılır, dopplerde göremediğimiz damarları radyoljik araştırmada görebiliriz `Erkekte ereksiyonun oluşması için ne kadar akıma gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz? sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları var. Onu ölçüyoruz. Bu da psikolojik yapıdan etkilenebilen ve sadece gerektiğinde uygulanan bir yöntemdir.
Hormon testinde ne ölçülüyor?
Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testesteronun yeterliliği, ve cinsel fonksiyonu düzenleyen diğer hormonlar kan tahlili ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de izlenebilir, sakallar seyrek ve az olur, ses incedir vs. Tabii hormonal ve hiçbir erkeklik sorunu olmayan bazı kişilerde de genetik nedenler ile kıllanma ve diğer fiziki özellikler farklılık gösterebilir.
İktidarsızlık teşhisi ne kadar sürede konur?
Hastanın tetkiklere ayıracağı bir veya iki gün yeterlidir ama psikolojik faktörler de devrede ise tanı ve tedavi bazen bir ay kadar olabilen bir süreçte gerçekleşir.
Tüm bu testlerin maliyeti ne kadar?
Tüm testler çoğu kişide gerekli değil. Ben sadece bariz organik sorunu olanlarda bütün testleri uyguluyorum ve bunlar çoğunlukla tedavi için ameliyat gerektirecek hastalar oluyor. Günümüzdeki etkin tedavi alternatifleri ile birçok hastamın sorununu fazla tetkik yaptırmadan daha direk yolla çözümlemeyi tercih ediyorum. Karşıma gelen birçok hastada gereksiz birçok tetkikin defalarca ve çoğunlukla ehil olmayan ellerde standart dışı yapıldığını görmek üzücü. Bu kişiler sonuçta gereksiz olduğundan başarı da sağlanamayan ameliyatlar ve tedaviler sonrası umutsuzluğa kapılıyorlar.Bu konuda tetkik ve tedavi standartlarını belirlemek, uzman ekipler oluşturmak, eğitim vermek, kılavuz formatlar oluşturmak, halkı bilgilendirmek üniversite kliniklerinin ve bu konuda faaliyet gösteren bilimsel derneklerin sorumluluğundadır.
Tüm testler yapıldı hastada sertleşme sorunu belirlendi. Bu aşamadan sonra nasıl bir tedavi uygulanıyor?
Sertleşme sorununa yol açan psikolojik ve fiziksel sorunların farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi aşamasına gelince bu konuyu da hasta ile detaylı olarak konuşmak gereklidir.
Kişinin sorununun ciddiyeti, onun ve hatta partnerinin bu soruna olan yaklaşımı, kişinin sağlık durumu, yaşı, cinsel yaşamdan olan beklentileri ve maddi durumu değerlendirilerek o kişiye özel bir tedavi planı yapılmalıdır. Hastanın mutlu olacağı yöntemi belirlemek tedavinin başarısı için hayati önem taşır. Örneğin 65 yaşında olan ve amacı 60 yaşındaki eşi ile haftada bir defa beraber olmayı amaçlayan şeker hastası bir kişi gerekli bilgiler ile donatıldığında çoğu zaman bir protez ameliyatı yerine daha basit çözümlere yönelebilir. Tabii ki daha genç ve aktif bir cinsel yaşam beklentisi olanlar ise daha radikal önlemleri tercih edeceklerdir.
Tedavi aşamasında da tanı aşamasında da son yıllarda geliştirilen bazı ilaçlar büyük fayda sağlamaktadır.
Çok az sayıda tetkik sonucu tam uygun adaylar seçilerek kullanılan uygun dozda ilaç tedavisi ile sınırdaki vakalar, özellikle psikolojik faktör eklenmesi ile belirginleşen iktidarsızlık sorununda sağlanacak düzelme hastanın kendine ve doktoruna güvenini kazanmasını sağlayarak tedavinin ileri aşamalarını kolaylaştırır. Psikolojik faktörün doktora sağlanan güven veya psikolojik destek ile ortadan kalkması kısır döngünün kırılmasını, sorunun tam olarak tanımlanmasını ve tedavi yöntemlerinin olumlu netice vermesi sonucunu doğurur. Bazen durum raydan çıkan oyuncak bir trenin raya geri yerleştirilmesi kadar basittir; psikolojik destek ve geçici bir ilaç tedavisi ile sorun ortadan kalkar, başarılı performansı ile mutlu olan hasta çoğu zaman teşekkür için bile aramaz, adeta o sorunlu dönem hiç yaşanmamıştır. Bazı durumlarda ise sorun ciddi sağlık sorunları olan hastada belirgin organik nedenler sonucu oluşmuştur, birçok detaylı tetkik yapılır, hastaya tedavi alternatifleri hakkında geniş bilgi verilir. Fakat çoğu zaman hastalar doktorlarının rehberliğinde tedavi alternatiflerini deneyerek kendilerine en uygun olanı saptamayı tercih ederler. Burada dikkat edilecek nokta en kolay ve en ekonomik tercihten başlayarak basamak basamak ilerlemek ve fazla da zaman kaybetmeden neticeye ulaşmaktır.
İktidarsızlığın tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor?
Birinci öncelik hastaya sorununun bir şekilde mutlaka aşılacağı güvenini vermektir. Bu güven duygusu ve kısa süreli düşük doz ilaç tedavisi ile iktidarsızlık sorunu ile gelen hastaların büyük bir çoğunluğunun sorunu çözümlenebilir.
Belirgin damar, sinir hastalıkları gibi fiziksel sorunlar yaşayanlarda da günümüzde gelişen ilaç tedavilerinden faydalanmak mümkün olabilmektedir. Tüm dünyada Viagra ile başlayan yeni bir ilaç grubu giderek gelişmekte olup daha hızlı etki, daha uzun etki ve daha az yan etki gibi özellikler içeren yeni türevler hızla geliştirilerek tedavide yerlerini almaya başlamışlardır. Bu değişik ilaçlar ile her hastaya kendi ihtiyacı olan ilacı mümkün olan en düşük dozda uygulayarak cinsel ilişkide bulunması sağlanabilmektedir. Kısa süreli etkisi olan ilaçlar, etkisi bir iki güne kadar uzayan ilaçlar, ilişkiden hemen önce tok karnına alınabilen ilaçlar arasında hastanın durumuna en uygun olan ilaç tercih edilerek ve azdan çoğa doğru doz ayarlanarak başarılı tedavi yapılabilmektedir. Yalnız bu ilaç gurubu nitrit-nitrat içeren ve damar genişletme amacı ile bazı kalp hastalarının kullandığı ilaçlar ile birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu taktirde aşırı tansiyon düşmesi ile baygınlık ve hatta hayati tehlikeye dek uzanan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Bu ilaçları kullananlar mutlaka kalp doktorları ile görüşerek mümkün ise bu ilaç gurubu dışında ilaçlara yönelmeli ve aradan 10 gün kadar bir süre geçtikten sonra Üroloji-Androloji uzmanları tarafından uygun görülen iktidarsızlık ilacını kullanmalıdırlar. Zaten birçok sahtesi işportacı tezgahlarına doluşmuş olan Viagra ve benzeri ilaçların gerçekleri dahi bilinçli kullanılmadıklarında faydasız hatta tehlikeli olabilirler.
Vakum yada pompa cihazı nedir?
Peniste sertleşme organ içinde bulunan ve kökleri penisin arkasından kemiğe kadar uzanan bir çift esnek kılıfın kan ile dolması sonucu oluşur. Pompa cihazı esasında vakum yani emme prensibi ile çalışır: penisin içine yerleştirildiği tüp şeklinde bir cihazın havası basit bir pompa yardımı ile dışarıya alınır. Bu durumda penis negatif basınçlı ortamda kalacağından burada kan toplanır, daha sonra penis dibine yerleştirilen sıkıca bir lastik halka ile de kanın organ içinde hapis kalması ve organı sertçe tutması sağlanabilir. Bu yöntem ile penis boyunun büyütülebileceği iddiaları da yapılmışsa da kalıcı bir etkisi olmamakta sadece penis dibindeki sıkı lastiğe tahammül edilebildiği sürece sağlanan sertleşme ile cinsel ilişki sağlanabilmektedir. Pompanın kullanımı sırasında bir çok kişi canı acıdığından yöntemi terk etmekte, lastiğin gerisinde kalan kısım gevşek olduğundan menteşe etkisi ile penis kolaylıkla kıvrılabilmekte, kan akımı durduğundan penis oldukça hissiz olmakta ve organ soğumaktadır. Türkiye’de pek tercih edilen bir yöntem olmayıp benim hastalarımdan yaklaşık hiç biri uzun dönemde bu yöntemi tercih etmemiştir.
İdrar yolundan fitil yöntemi nedir?
Bu yöntemde hasta kimyasal bir madde içeren ilacı özel bir cihaz ile idrar yolunun dış ağzından birkaç santim içeri sokarak yaklaşık penisin orta kısımlarında idrar yolunun içine bırakıyor. Hafif bir rahatsızlık hissi dışında fazla bir ağrı vermeyen bu uygulama ile ilaç idrar yolundan emilerek penisin dolaşımına geçiyor ve damarları gevşetme etkisi ile sertleşme sağlıyor. Bu uygulamanın etkisi herkeste yeterli olmayıp her uygulamada da aynı netice alınamayabiliyor. Buna rağmen bunu yeterli görerek bu yöntemi halen tercih eden hastalarım mevcut.
İğne ile tedavi yöntemi nedir?
Bu yöntemde ince ve tercihen otomatik tertibatlı, şeker hastalarının insülin için kullandığına benzer bir iğne ile hasta penisine ilacı zerkediyor. Penisin içindeki esnek kılıflardan birinin içine ulaşan bu ilaçla da damarlar genişler, kan akımı artar ve sertleşme yeterli bir süre için sağlanabilir. Bu iğne yapma tekniği el becerisi yeterli olan kişilere kolaylıkla öğretilerek doktora gitme ihtiyacı olmadan kendileri istedikleri zamanlarda bu uygulamayı yapabilirler, genellikle haftada 2 defa uygulama önerilmektedir. Bu yöntemde iğnenin acısı, uygulamayı başarabilme gibi sorunlar, injeksiyonların sıklığı ve zamanla ortaya çıkabilen komplikasyonlar görülmesine rağmen ekonomik ve başarılı olduğundan daha ziyade seyrek ihtiyacı olanlarca tercih edilebilmektedir. Fakat ilk denemelerde ve doz aşımlarında penisin sertliğini saatlerce sürdürmesi ile priapism denilen sorun ortaya çıkabilmekte ve bu durumun bir uzman doktor tarafından müdahale ile kısa zamanda sonlandırılması gerekmektedir, aksi taktirde kalıcı hasar oluşabilir.
Tedavisi nasıl yapılıyor?
Bir süre destek (ilaç) tedavisi ile bekleme süresi koyuyoruz. Hastalığın ilk ortaya çıkışından itibaren yaklaşık 1 sene bekliyoruz. Bu sürede ilerleyici bir özelliği olan hastalık genellikle son halini almış oluyor. Eğer fazla bir kalıcı şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde 10-20`sinde eğrilikte azalma görüyoruz. Yüzde 60`ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma görülüyor. Bu durum sertleşme sorunu ile birlikte de seyredebiliyor. Hem sertleşme sırasında belirginleşen ağrı ve kıvrılma hem de kireçlenmenin penisin esnekliğini ve sertleşme özelliğini bozması sonucu sertleşme bozukluğu ortaya çıkıyor, ve kişi cinsel ilişkiye giremez hale geliyor.Tedavisinde bazı özel yöntemler kullanılıyor. Kamışın damarlarından alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var penis boyunda yaklaşık 1 santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan önce bilmesi çok önemli.
Erken boşalma nedir?
Cinsel haz duyma sırasında önce emisyon fazı gerçekleşir, emisyon fazında vesikula seminalis adı verilen meni keselerindeki salgılar, prostat salgıları ve vaz deferens denilen meni kanallarının kasılması ile testisler ve epididimler yönünden gelen sperm hücreleri idrar yolunun arka kısmında toplanır. Bu esnada mesane boynununu çevreleyen kas ve prostatın hemen ön kısmındaki kaslar kasılmış haldedir, bu neden ile idrar yolunun bu bölgesine toplanan meni kapalı bir alanda yer alır, basınç oluşur. Orgazm anında mesane boynundaki kas kapalı kalır fakat aynı anda ön taraftaki kas gevşer, bu esnada idrar yolunun bu arka kısmının dışarıdan çevreleyen kaslar ritmik olarak kasılmaya başlar. Bu şekilde bu bölgede hızla yükselen basınç ile meni idrar yolundan hızla ilerleyerek dışarı doğru fırlar. Bu fizyolojik hareket sırasında oluşan basınç her kişide farklı olabilir, fonksiyonel bir önemi de yoktur. Cinsel birleşme yani duhul gerçekleştikten sonra her iki partneri de tatmin edecek makul süre geçmeden erkeğin boşalarak cinsel organının gevşemesi ve cinsel ilişkinin zamansız olarak sonlanması haline erken boşalma denir. Pratikte bu duhulden sonra ilişkiyi aktif yani hareketli olarak en az 3-5 dakika sürdürebilmek anlamına gelir. Burada önemli olan partnerlerin uyumudur, bazı çiftler diğerlerine göre çok daha kısa sürede beraberce orgazm olurken bazılarında bu süre belirgin şekilde uzayabilir. Hem kadının hem erkeğin fazla uzayan bir cinsel ilişkiden fiziksel olarak rahatsız olmaları da mümkündür. Erken boşalma sorunu çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir. Erken boşalmanın tedavisinde altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Örneğin prostatta olan bir iltihabi durum erken boşalma sebebi olabilmekte, gerekli tetkik ve tedavi sonucu sorun ortadan kalkmaktadır. Bunun haricinde ortada belirgin bir organik sebep olmayan durumlarda da ilaç tedavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir. Bu konuda kullanılan değişik ilaç tedavileri mevcuttur, her vakada ihtiyaca en uygun olan veya en iyi etki yapanı seçmek gerekecektir. Bu bazen çeşitli alternatifleri deneyerek ortaya çıkarılabilir. Örneğin sadece cildi uyuşturan bazı spreyler veya aynı maddeyi içeren ve eczanelerde çok daha ucuza satılan kremler bazı kişilerde sorunu çözmeye yeterli olabilmektedir, geciktirici özelliği olduğu belirtilen prezervatiflerde de aynı madde vardır. Ayrıca bu konuda daha az yan etki ile daha etkili olan ve yeni geliştirilen ilaçlar da gündemdedir. Erken boşalma sorunu yaşayan kişiler mutlaka erkeklik ve kısırlık sorunları yani Androloji konusu ile özellikle ilgilenen bir Üroloji uzmanına başvurarak muayene ve tedavi olmalılardır.
Bu sorun çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir.
Tedavisi mümkün mü?
Evet, altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Gerekli durumlarda ilaç edavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir.
Cinsel isteği arttıran ilaçlar ve besinler var mı?
Cinsellik psikolojik ve fiziksel sağlıklı olma halinin sonucunda oluşan normal bir vücut fonksiyonudur. Dolayısı ile tüm fiziksel ve psikolojik yapımızdan ve onları etkileyen her türlü iç ve dış tesirden etkilenir; rüzgardan etkilenir, ışıktan etkilenir, renklerden etkilenir, ağrılardan etkilenir, üzüntüden etkilenir…. Dolayısı ile fiziksel ve ruhsal açıdan bize etki yapan tüm faktörler gibi çeşitli besin ve ilaçlardan da etkilenir. Fakat göz önünde tutulması gereken husus bu etkinin direkt cinsel performans üzerine olmayıp, fiziksel ve ruhsal durumumuzu etkileme sonucu ortaya çıkmasıdır. Tabiidir ki sırtı pek, karnı tok dediğimiz fiziksel ve ruhsal sağlığı tamamen yerinde olan kişinin gündeminde cinsellik daha çok yer alacaktır. Herhangi bir ilaç ve besinin belli hormonlar vs. üzerinden etkiyerek normal bir insanda cinsel isteği arttırdığı görülmemiştir. Herhangi bir hastalık veya yaşın ilerlemesi nedeni ile özellikle testosteron düzeyi düşenlerde uygun doz tedavi ile enerji ve cinselliğin artabileceği bilinmektedir. Anti-aging denilen yaşlanmaya karşı tedavilerin de kökenini genel sağlıklı yaşam ve beslenme kuralları ile yaş ile bozulabilen hormon dengesinin düzeltilmesi oluşturmaktadır.
Cinselliği arzu ve performans olarak ikiye ayırarak bu soruya cevap vermek gerekir. Hayır, cinsel isteği arttırdığı bilimsel olarak ispatlanmış ve zararsız bir ilaç veya besin yoktur. Ama cinsel arzunun çok karmaşık ve çok faktörden etkilenen bir husus olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu faktörlere etki eden her türlü madde ve etkenin cinsel arzu üzerine etkisi olacağı açıktır. Bunları da psikolojik ve fiziksel etkiler olarak iki bölümde değerlendirebiliriz. En sık rastlanan örnek olarak verebileceğimiz alkol kullanımı beyinde sinirler üzerinde gösterdiği uyuşturma etkisi ile bası psikolojik baskıları geçici olarak ortadan kaldırarak verdiği rahatlama ile cinsel isteği arttırmaktadır. Fakat alkolün bu etkisine rağmen hem kısa dönemde hem uzun dönemde cinsel arzuyu arttırmasına rağmen cinsel gücü azalttığı da bilinmelidir. Bazı uyuşturucu sınıfı maddelerde bu etki beyinde yarattıkları bazı uyarılarla da artabilmekte hatta hayati tehlikeye yol açabilmektedir. Bunun dışında kantarid denilen ve bilhassa kadınlarda cinsel uyarıcı olarak kullanılan maddelerin sadece idrar kesesinde tahriş yapmak dışında gerçekte uyarıcı etkileri yoktur. Cinsel arzuyu gerçekten arttıran psikolojik unsurlar ise sağlıklı bir ruh hali, arzulanan çekici bir partner ve romantik, huzurlu bir ortamdır.
Cinsel gücü arttırmak açısından da özel bir madde olmayıp en başta vücut ve ve ruh sağlığı gelmektedir. Cinsel gücü arttırdığı iddiası ile satılan birçok vitamin, bitkisel ilaç vb. sadece genel sağlığı destekleyen, enerji veren maddelerden oluşmaktadır, etkileri sadece psikolojiktir.
Hormonlarında eksiklik olan veya hormon dengesi bozuk olanlarda bu durumun gerekli laboratuar tahlilleri ile ortaya konması ve bilinçli bir şekilde tedavi edilmesi ile cinsel performans belirgin şekilde artabilir. Örneğin, yaşın ilerlemesi ile bazı erkeklerde testosteron yani erkeklik hormonunun azalması cinsel isteği, gücü ve genel vücut aktivitesini azaltmaktadır. Bunlara uygun doz ve yöntem ile yapılacak hormon tedavisi ile dinçleşmeleri ve cinsel güçlerinin artması sağlanabilmektedir. Tabii ki bu tedavilerin uzman kontrolünde yapılması şarttır, bilinçsizce yapılacak hormon tedavileri kanser, kısırlık, kalp hastalığı gibi birçok hayati tehlike taşıyabilen ağır riskli duruma neden olabilir. Ayrıca performans arttırmak için kullanılan diğer bitkisel vb. maddeler de dikkatli kullanılmalıdır. Son zamanlarda basında çok sık yer alan ve pratisyen doktor konumunda hikmeti kendinden menkul bazı kişiler çok çeşitli alanlarda görüş bildirmekte, çeşitli bitkisel ve diğer maddelerin kullanımını önermektedirler. Bitkisel kökenli de olsalar tüm maddelerin makul doz dışında vücuda girmesi toksik etkiler yaratabilir. Örneğin zayıflama, cilt güzelliği gibi amaçlar ile kullanılan bitkisel ilaçlar hatta çayların bile yüksek doz kullanımlarında karaciğer enzimlerini yükselttiği, toksik yani zehirleyici etki yaptığını biliyoruz. Tabii de olsa tüm madde kullanımlarında aşırıya kaçılmamalıdır, unutmayın ki çok yüksek oranda su içilmesi dahi zararlı ve tehlikeli olabilir.
Bu tür ilaçların kullanımında bir yaş sınırı mevcut değildir. Cinsel ilişki kurmayı arzulayan, buna fizik ve ruhsal durumu uygun olan, bu ilacı kullanmasında Androloğu tarafından sakınca bulunmayan herkes bu ilacı kullanabilir.
Viagra ve benzeri ilaçlar esasında etkilerini dolaylı bir yol ile sağlamaktadırlar. Penisin setleşmesi içindeki elastik bir çift kılıfa kan dolması ile oluşmaktadır. İşte bu sırada benise kanın giriş ve çıkışını etkileyen faktörler, maddeler mevcuttur. Bu denge içinde kan dolmasını yani sertleşmeyi sağlayan faktörler basık olsa da tam tersi faktörler de etki göstermeyi sürdürürler. İşte bu ilaçlardaki aktif maddeler penisin sönmesini sağlayan maddeyi engelleyerek, bloke ederek sertliğin şiddetlenmesini ve daha uzun sürmesini sağlarlar. Fakat boşalma sonrası penis normaldeki gibi sönme fonksiyonunu gösterir.
Viagra kullanımı sadece nitrit- nitrat içeren kalp ilaçları kullanan kişilerde ve kalp fonksiyonları cinsel heyecan ve aktiviteyi kaldıramayacak durumda olanlarda kalp krizi riskini belirgin olarak arttırır. Tabii ki cinsel aktivite bir performans anıdır ve tüm fiziksel performanslar gibi insanlar için artmış bir risk ortamı oluşturması tabiidir. Bu ilaçların etkisi ile damarlarda genişleme olmakta, kan tüm vücuttaki genişleyen damar yataklarına dolduğundan tansiyonda düşme görülebilmektedir. Bunun ani olması ve alınan bazı ilaçlarla çok artması gibi durumlarda hayati organlara giden kan da aniden azalabileceğinden sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin beyine giden kanın aniden azalması ile baş dönmesi, baygılık oluşması gibi.
Viagranın başarısı ve büyük gelirler getirmesi üzerine diğer büyük ilaç firmaları da bu konuda çalışmalar başlattılar ve yeni ürünler piyasaya sürdüler. Bunlarda amaçlanan baş ağrısı, zor emilim gibi bazı olumsuzluklardan arındırılmış ve daha uzun süre etkisi olabilen ilaçlar üretmekti ve bu da başarılmış durumda. Örneğin Levitra’nın daha kısa zamanda ve bilhassa yağlı yemeklerden daha az etkilenerek emildiğini,10 mg gibi daha düşük dozlarda etki yapabildiğini biliyoruz. Cialis adlı ilaç ise haftasonu hapı adı ile piyasaya tanıtıldı, 36 saate kadar etkisini sürdürebiliyor. Yani Cuma akşamı iş çıkışı bir adet alan kişi tüm hafta sonu bu ilacın etkisinde oluyor.
Penise yapılan iğneler ile kan ile dolarak sertleşen elastik kılıfların direk olarak içine kimyasal maddeleri zerkederek sertleşme sağlamak mümkündür. Bu yapılan iğnenin acısının hissi nedeni ile ilk tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri olmayıp daha ziyade sertleşme bozukluğunun tanısı amacı ile bazı testler yapılırken hızla sertleşme sağlanması amacı ile tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Ama bu yöntemi benimseyip enjeksiyonu kendi kendisine yapmayı öğrenen ve bu şekilde cinsel yaşamını sürdüren hastalarımız da var.
Testesteron dışında erkekleri yöneten diğer bir hormon ise kısaca DHEA olarak bilinen dihydroepiandrosteron’ dur. Böbreküstü bezlerinden salgılanan bu hormon, 45 yaşından itibaren gerilemeye başlar. Bu hormon vücutta bulunan sinir uçları arasındaki bağlantının sağlanması için oldukça önemli bir hormondur. DHEA hormonunun vücutta eksikliğinin görülmesi, insanlar arasındaki sosyal ilişileri bile etkiler. İnsanlardan kaçınma gibi kişide depresif belirtilere neden olur. DHEA vücudun yağ mekanizması üzerinde de etkilidir. Yağları eriten bir hormon olarak da bilinen bu hormonun erkeklerde 45 yaşından itibaren azalması kişide kilo artışına neden olur. Spor yapılsa dahi erkeklerde 45 yaşından sonra kilo artışı meydana gelir. Bu hormonun eksikliğinin giderilmesi amacı ile ilaç olarak kullanılmasının faydaları bilimsel olarak tartışmalıdır.
Cilt Kanserini Önlemenin 5 Yolu
Güneş bizlere enerji, ışık sunarken ve sağlığımız için D vitamini sağlarken, bir yandan da özellikle son yıllarda ozon tabakasındaki incelmenin etkisiyle cilt kanserine yol açıyor. Kanser riskini ortadan kaldırmak için yapılması gerekenler şöyle:
Güneş bizlere enerji, ışık sunarken ve sağlığımız için D vitamini sağlarken, bir yandan da özellikle son yıllarda ozon tabakasındaki incelmenin etkisiyle cilt kanserine yol açıyor. Peki bu duruma yol açan güneş ışığındaki potansiyel tehlike nedir?
Bu zararlı etki görünmez olan ultraviyole ışınıdır. Amerika’da en yaygın kanser cilt kanseridir. Her yıl 1 milyondan fazla yeni cilt kanseri vakası teşhis ediliyor. Ve cildi etkileyen 200′den fazla kanser türü bulunuyor.
Ancak güneş ışığı tek başına suçlu değil, cilt kanserine yakalanma riskinizi artıran birçok risk faktörü bulunuyor: işiniz gereği sürekli güneş altında çalışmak, fiziksel özellikler (kızıl saç, açık renk ten, mavi ya da yeşil göz), hassas ve kolay yanan cilde sahip olmak, ailenizdeki kanser geçmişi, solaryum kullanmak ve benlerinizin yoğunluğu.
Çeşitli cilt kanserleri arasında melanom en yaygın üçüncü kanserdir. Kötü huylu olan bu kanser türü nedeniyle 2005 yılında 8 bin 345 Amerikalı hayatını kaybetti. Her yıl yaklaşık 55 bin insan kötü huylu melanoma yakalanıyor.
Diğer 2 yaygın cilt kanseri türü ise bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinomdur. İkisi de erken teşhis edildiğinde tedavi edilebiliyor. Peki kansere yakalanmadan bunu önleyebilir misiniz? İşte kanserden korunmanın yolları:
1.Güneşten uzakta kalın: Melanom görülme oranı Amerika’da 80′lerin başından beri arttı. Fakat birçok potansiyel kanser kurbanı güneşten uzak durarak kolayca kendisini koruyabilir. Cilt kanseri yüz, boyun ve kollar gibi vücudun en çok doğrudan güneş ışığı alan bölümlerinde görülüyor. UV ışınlarına maruz kalmanız veya güneş yanığı olmanız için tüm gün güneşli havada kalmanız gerekmiyor. Gün boyunca okyanusta gemiyle yolculuk yaparken, karda kayarken ya da bulutlu bir havada bile yanabilirsiniz.
Özellikle çocukları aşırı güneş ışığından korumak önemlidir. Bu nedenle, çocuklarınızın saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarıda oynamasına izin vermeyin.
2. Solaryum kullanmayın: Amerika’da bulunan Department of Health and Human Services, solaryumlarda kullanılan solar radyasyonun kansere yol açtığını açıkladı. Benzer şekilde Uluslararası Kanser Araştırmaları Dairesi, solaryumları insanlar için kanserojen olarak ilan etti.
Solaryumlar ve güneş lambalarının UV ışını yayması, bunları tehlikeli hale getiriyor. Hatta bu cihazlar doğal güneş ışığından bile daha zararlı olabilir. 30 yaşından önce düzenli olarak solaryum kullananlarda melanom kanserine yakalanma şansının yüzde 75 daha fazla olduğu belirtiliyor. Örneğin, İngiltere’de 1979 ile 2009 yılları arasında melanom kanserinin yüzde 400 oranında arttı.
3. Koruyucu giysiler giyin: Geniş siperli şapka takarsanız yüzünüzü ve boynunuzu güneşten koruyabilirsiniz. Güneş gözlükleri ise yüzünüzün bir bölümünü ve gözlerinizi koruyacaktır. Ayrıca ince düz bir beyaz tişört giyerek güneşten korunabilirsiniz. Giysiler ıslandıkları zaman veya eskidikleri zaman koruyucu özelliklerini kaybediyorlar. Fakat deterjanınıza eklemek için satın alacağınız çeşitli maddeler ile giysilerinize ekstra koruma sağlayabilirsiniz.
4. Her gün güneş kremi sürün: Güneş kremini sadece sahile gittiğinizde kullanmamalısınız. Ozon tabakasının incelmesiyle dünyamızda güneşin zararlı ışınlarına karşı daha az bir koruma var. UVA ve UVB ışınları için koruma sağlayan güneş kremi kullanın. En az 15 faktör ve üstü koruma sağlayan güneş kremi tercih edin. Eğer hassas bir cildiniz varsa, PABA (para-aminobenzoik asit) içermeyen güneş kremi alın. Etiketinde uzun süreli koruma sağlar yazısı olmasına rağmen, güneş kreminizi birkaç saatte bir tekrarlayın. Özelikle suya girip çıktıktan ve terledikten sonra tekrar krem sürün.
5. İlaçlarınızı kontrol edin: Bazı ilaçlar cildinizin güneşe karşı hassasiyetini artırabiliyor, bu da daha hızlı yanmanıza yol açıyor. Güneş yanıkları da ilerleyen yıllarda kanser olma riskinizi artıyor. Bu nedenle ilaçlarınızın böyle bir etkisi olup olmadığını doktorunuza sorun. HIV gibi ciddi sağlık sorunu olanların en fazla risk altında olduğu belirtiliyor. Bazı bölgesel ilaçlar, ultraviyole ışığıyla temas halinde fotoalerjik reaksiyona yol açabiliyor. Bu reaksiyon egzamaya benzer bir kızarıklık olarak kendini gösteriyor.
Kan Kaybından DegiL Sen Kaybından OLacak Sonum
Kan Kaybından DegiL, “Sen Kaybından” OLacak Sonum !!

Vakit gece yarisi
Hüzün kar beyaz iniyor gökyüzünden kimsesizligimin üstüne
Ic cekislerimden bugulanmis gözlerimin ardindan insanlar geciyor,telasli
Ömrümün en derin ucurumunun kiyisindayim bu gece
Ve ölüm bir ;ayrilik; ötemde
Yürüyorum;
Her adimda kentin ayaza durmus nefesi isliyor icime
Hadi yâr tut gözlerimden;
(d)üsüyorum!
Neredesin?
Gittiginden beri gelmeyislerinin kapi esiklerinde nöbet tutuyor gözlerim
Ve hic tanimadigim cocuklarin isimsizliginde ariyorum seni
Belki hâlâ ayni sehrin sokaklarini tüketmekteyiz
Az önce yanimdan gecip gittin belki de! Kim bilir?
Yahut binlerce kilometre var aramizda
Ve bir yerlerde bana benzemeyen birini beklemektesin
Ama sen bil!
Bülbül gülce,ben sence konusuyorum nicedir; Unuttun mu?
Birbirine kosan cümlelerimiz vardi
Dudaklarimizin kelepce yüklü sehirlerinden kacan
Ne vakit ask düsse geceye;
Misra misra sevda damlardi parmaklarimizdan
Ve kafiyeler dökülürdü uykusuzlugumuzun üstüne;
Karanliga sarilir,aglardik;
Sonra kelimelerimiz kesisirdi askin parantez iclerinde

Söylesene kandirdin mi beni?
Yüreginin tüm acilarini icime saldin ve benligimi calip gittin mi benden?
Öyleyse sen de yalanci ciktin yâr!
Sen de aski var zannettirdin bana ve gittin!
Sonrasi hiclik,sonrasi aci,sonrasi bir yoklugun baslangici;
Yoksun!
El ele yürüdügümüz tüm yokuslari devirdim dilimin üstüne ve sustum!
Sesim yoklugunun ayak izinde gömülü durur simdi
Ve yüzümde kirilgan gülümseyisleri cocuklarin;
Var mi haberin?
Parmaklarim sehirlerarasi hüzün tasiyan bir trenin tozlu caminda
Yüregimde müebbete hüküm giydi adin!
Adin ki dilimin ucunda küf tutmus alti kursun
Adin ki her harfinde ucurumlarindan düsüyorum
Ama bil ve unutma!
Kan kaybindan degil
“SEN” KAYBINDAN OLACAK SONUM!
Vakit yoklugunun ilkbahari
Umudu sende kalmis yarinlara göcüyorum
Ceplerimde yagmurlarla boyanmis düslerim var
Ve ellerimde yalanlara batirilmis parmaklarinin izi

Bu gece bir “ben” daha tükettim tütünlerin gölgesinde
Ve bir gün daha tükendim gözlerinsiz
Tükenmis zamanlarin zemherisinde kayibim simdi
Takvimler benden,ben gözlerinden habersiz
Kentin üsüyen sokaklarini soluklarimla isitarak yürüyorum sensizlige
Bir cift ayak izinden ibaret yas karasi istasyonlara birakabildigim
Ben zaten hep kendimi ugurluyorum tren garlarinin veda sahnelerinde
Hep kendimden gidiyorum
Ve en cok düslerimden vuruluyorum Istanbul’un eteklerinde
Kimse bilmiyor; tükeniyorum!
Sen-sizce ölüyorum gözlerimin önünde
Ve sessizce karsiliyorum aska boyanmis gül rengince topragin bedenine
öylece kayip giderken ellerimden bir adim bile atamiyorum kendime
Icime isleyen sevdanin raylara mimlenmis intihar eylemlerinden kurtaramiyorum yüregimi
Ve vagonlari yoklugunla dolu trenlere ezdiriyorum bensizligimi
Biliyorum caresi yok bu hastaligin
Biliyorum yoklugum yokluguna vurgun
Ve anladim ki alfabesi yok yoklugun
Susuyorum!
Dönmeyeceksen atese ver senli düslerimi
Ve ört üstüme geceyi
Uyuyacagim!
Yolum cok, cook uzun
Ve yine söylüyorum;
Kan kaybindan degil
“SEN” KAYBINDAN OLACAK SONUM!
İsmini Güle Yazdım Sensizlikte
(İ)smini yazdım dün gece gülün üzerine iki kelimeyle
(S)eviyorum dediğim anda battı dikeni elime birde yüreğime
(M)ağlup oldum yenildim sensizliğime sustum konuşmadım
(İ)çim acıdı yüreğim yandı sessizce içlendim bir damla yaş aktı
(N)asıl olsa yoktun yokluğun buz gibi soğuktu üşüdüm sen yoktun
(İ)smini yazdım güle birde sensizliği yazdım yüreğime birde hadi neyse
(G)üle her ismini yazdığımda gül kanadı ben ağladım yüreğim sızladı
(Ü)stümde bir bulut bir yağmur bir gözyalarım birde yaralı gül ağladı
(L)anet etmedim ama sustum konuşmadım sadece seni düşündüm ağladım
(E)n çok neye üzülüyodum biliyomusun anlam veremediğim gidişine
(Y)azdım işte yine bak adını güle yazdım gül ve ben beraber ağladık sensizliğe
(A)ma anlamıştım artık kendimi ne kadar harap etsem sen gelmeyecektin
(Z)aten bakma sen bana nelere dayanmadımki bunada dayanırım yarım yaşarım
(D)üşüncemden silemezsin ya kalbimden atamazsın ya seni öylede yaşarım
(I)şık yandığında hayal edemiyorum seni karanlıkta seni düşünmek güzel oluyo
(M)utlu oluyorum gözlerimi kapatıyorum seni hayal edip az olsada gülüyorum
(S)onra tekrar adını yazıyorum güle iki kelimeyle gül ve ben ağlıyoruz yine
(E)n çok neye ağlıyoruz biliyomusun bir sana birde gülün kanadındaki yazıya
(N)e yazıyor biliyormusun gülün yaprağında iki kelime yüreğim ve sen
(S)en yoksun şimdi yüreğim yaslı, yüreğim acılı, yüreğim yoksul sensizlikte
(İ)çimde öyle bir ateş varki sönmiyecek gözlerimse senden başkasını görmeyecek
(Z)aman hep böyle akıp gidecek taki bendeki sen gidene; ben ise ölene kadar.
(L)imandayım şimdi bir gemi kalkıyor sensizliğe yolcuları bir ben birde gül
(İ)çim öyle acıyorki gemi yol aldıkça liman gözden kayboluyor dalgalar vuruyor
(K)afeste duran kuş gibi korkuyoruz iki kelime gül ve ben fırtınalarla gidiyoruz.
(T)am o anda ben yine seni yazıyorum gül ve ben ağlıyoruz gözyaşlarımız dalgayla bir
(E)n çokta bu yanımıza yanıyoruz ben ve gül hep ağlıyoruz bitmeyen sensizlikte…
Elveda Sevgilim
Ne kadar da soğudu hava
Demek kar yağıyor bahara
Şu uçup gidenler umutlar mı
Yoksa bacaklarımı ısıtan
Bileklerimden akan kan mı
Ya sen sevgili…
Acaba düşünüyor musun beni
Bak ne hale geldi sevgi
Damarlarıma sığmadı
Dışarı taştı aşk-ı ilahi
Hani ağlayamıyorum demiştim ya
Gözlerimdeki yaşlara kanma
Yine ağlamıyorum aslında
Sadece özlemine dayanamayan
Göz yaşlarım koşuyor sana
Sen de ağlama sakın
Hem gördün mü hiç
Güneşin Ağladığını
Ağlarsan kızarır gözlerin
Boşver bozulmasın güzelliğin
Kanım kaynıyor sana demiştim de inanmamıştın
Bak ne kadar sıcak kanım işte sonunda kanıtladım
Gördün mü
Ne kadar da hızlı çarpıyor kalbim
Dikkat et yüzüne sıçramasın
Seni de yakar sonra alevlerim
Bak gülümsüyorum yine
Sırf sen yanımdasın diye
Gözlerinden damlayan inci taneleri de ne
Yoksa ağlıyor musun
Sulu göz sen de
Ağlayacak ne var ki
Sanma bileklerimdeki jilet kesiği
Onlar aşkımızın bedeli
Onlar zalimlerin diş izleri
Havada iyice soğudu
Kış bu sene erkenci
Üşüyorum ısıt beni
Son kez olsun sarıl hadi
Yoksa korkuyor musun
O kanlardan korkma
Darılırım sonra
O kan tertemiz içilesi
Onlar ölümün bahanesi
Artık ben sabredemeyeceğim
Kızma tamam mı
Şimdi sende
Sabır sırası
Merak etme
Hem
Kulaklarımda ikimizin şarkısı
Biliyorum yapmazsın ama
Ben yine de söylüyorum
Seni sevdiğimi unutmayasın
Sende beni unutma
Ayrılık vakti geldi
Artık
Daha fazla seni üzmek istemiyorum…
ELVEDA SEVGİLİM
ELVEDA SEVDİĞİİİİM…
Inna - 2nite 2010
10 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Video Klıp
inna - feelo (2009 albümü slayt klip)
10 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Video Klıp


